Reklam Alanı

Cevapla  Konu Gönder 
 
Derecelendir
  • 0 Oylar - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Şehit Albay Reşat Bey Destanı
16-09-2006, 05:07 PM
Mesaj: #1
Şehit Albay Reşat Bey Destanı
Yıl; 1922...
Ağustos'un 26'sıydı o çetin günümüz
Kuşlar bile uyanmamıştı henüz
Ama, silahlar konuşuyordu alabildiğine...
Karışmıştır birbirine gecemiz, gündüzümüz...

Birazdan, ağustosun cehennem sıcağında
Kavrulacak ünlü Çiğiltepe...
1591 rakımlı tepedir karşımızdaki
İşte şu Çiğiltepe!
Kaderimizin düğüm noktası burası
Düşman da nasıl direniyor kahrolası...

Barut, kan ve ateş
Ve tepemizde güneş...
Bir manga tırmanırken tepeye
Kırılıp dökülüyor o anda
Bir manga yetişiyor hemen
Düşman makinelisi altında
Büyük kayıplar veriyor
57. Tümen...

Topçumuz dövüyor düşmanın ileri mevzilerini
Ve Başkomutan Zafertepe'de elinde dürbünü
İzliyor Çiğiltepe'deki kan ve ateş cehennemini...

Kaderimizin odak noktasındaki bu tepeyi
Alabilirsek eğer
Dumlupınar'da kıstırılmış düşmanın büyük kuvvetlerini
Bir ateş çemberinde yok etmek mümkün...

Ya tümden KURTULUŞ,
Ya tümden ölüm.
Gün, öyle bir gün!
İşte bu nedenle Başkomutan diyor ki;
"Mutlaka almalıyız Çiğiltepe'yi!"
Zaman kim bilir hangi ölümlere gebe?
Öylesine sarp, öylesine bir can pazarı ki bu tepe
Ölüm dediğin bir saniye, şehitlik ise en büyük rütbe...

Kıyametler kopuyor şimdi Çiğiltepe'de
Ve Başkomutan Mustafa Kemal Paşa
"Muharebe İdare Yeri"nde
Şaklatarak kırbacını çizmesinde
Gürlüyor, gökyüzü gürler gibi...

"Bulun bana Miralay Reşat Bey'i"
Aldılar telefona Tümen Komutanı Reşat Bey'i
Yarı kısık, yarı kükreyen sesiyle
Soruyor Başkomutan;
"Neden alamadın Çiğiltepe'yi?"
Ve bir yıldırım şiddetiyle veriyor emrini
Mustafa Kemal Paşa...

"Vurabilmek için düşmanın ileri mevzilerini
Mutlak almalısın bu tepeyi!"
"Emredersiniz efendim!"
Bitmemişti henüz Başkomutan'ın emri;
"Saat tam 12'de
Reşat, alınmış olacak bu tepe!"

Seken bir kurşun gibi fırlıyor
57. Tümen Komutanı Reşat Bey
Ateş hattına...
"Hücum aslanlarım, hedef; Karşınızdaki Çiğiltepe"

Yağıyor şimdi
Tanrı'nın en cömert rahmeti gibi
Düşman ateşi...
Kurşun, kan ve ateş
Ve tepemiz güneş...

Tırpan altında sarı başaklar gibi eriyor
Mehmetler, Mustafalar, Hasanlar...
Bir yanda sönüyor dünyalar
Bir yanda doğuyor cehennem içinde
Yeni bir şafak...

Ve Başkomutan, her dakika saate bakarak
Çiziyor kafasında büyük bir kuşatmanın
Amansız haritasını...
Düşmanı ateşten kıskaç içine alacak
Bir kesin sonuçlu meydan savaşı ki
Tarihe parmak ısırtacak...

O Başkomutan ki;
Otuz bey yaşında ve Halep'te
Ordular Grubu'na emretmekle alevlenmiş
Bir ihtirasla yanıyor...
Bu öyle bir ihtiras ki
Yıllarca ezilmiş ve sömürülmüş
En soylu ulusun bu büyük çilesini unutturacak
Onu eşsiz bir zaferle taçlandıracak!
Elinde olsa, şu anda
Bütün ordularına dünyanın
Kumanda edecek...
ve haykıracak nerdeyse
Bir çığ gibi içinden taşan bu arzuyu
Uzaya, güneşe, aya
En uzak yıldızlara...

Çiğiltepe cehenneminde
Saat tam on iki...
Aynı ses, bir kez daha telefonda...
Başkomutan'ın sesi;

"Alamadın mı halâ Çiğiltepe'yi?"
Ve yanıtı Reşat Bey'in;
"Paşam eriyoruz güneş altında kar gibi,
Tümenin yarısı şehit...
Süngü takdırdım yarısına
Yeniden hücuma geçiyorum şimdi
Yarım saat içinde tamam!
Alamazsam yarım saat içinde Çiğiltepe'yi
Ben, artık yaşamam!"

Geçmiyor şimdi dakikalar
Ve durdu zaman...

Kader, bir mucize doğursun diye durdurmuş zamanı...
Kezbanlarla Ayşelerin doğurdukları
O bahar yüzlü delikanlılar
Canlarını sunarken Çiğiltepe'de
Analar, babalar siz nerdesiniz?
O uzak, o yitik dünyalarda mısınız?
Dualarla başlayan rüyalarda mısınız?

O anaları ki şehitlerimizin
Öylesine cömertçe
Ve itirazsız
Doğurup büyüttüler
Büyütüp gönderdiler, hiç itirazsız
Ülkenin dört bir yanındaki analar
Ölüm kusan silahlar karşısında ölsünler diye mi?

Sür komutan, sür bakalım, aslanım
Sür ateş hattına! Sür en ileriye!
Sür en sonunda bir zafer hattına!

Takımları, bölükleri değil
Alayları, tümenleri değil
Orduları, hatta ordular grubunu
Sür, günüdür o zafer hattına!

Nasıl olsa, aç ve kızgın bir fırtına
Salınan mayalı hamur gibi
Anaların rahminde filizlenerek
O Mehmetler ki, serpilip büyüyerek
Ve böyle hep savaştan savaşa
Yarım bırakıp kısacık yaşam serüvenlerini
Evet, sonunda nasıl olsa unutulacak isimleri
Bir küçük mermi çekirdeği kadar mıdır ki
Cirimleri?

O analar ki Mehmetlerin
Bozkırında, yada kıyılarında bu ülkenin
Süpürfe tohumuyla körletip iştahlarını
İskelet vücutlarından fışkıran sayısız oğulları
Saldılar cömertçe ve itirazsız
Savaş meydanlarına...

Konu olsun diye mi tarih düşürenlere?
Esin olsun diye mi ozanların
Destanlarına?

Akıyor şimdi dakikalar
Akrepler şimdi başka, yelkovanlar başka
O zalim yokuşlara can havliyle tırmanan
Parlayan süngülerle ölümü göğüsleyen
O canlar ki, yarattıkları mucizede
Her biri bir destan
Her biri birer kahraman...

Ve Kocatepe'den bir kurşun atımı ötede
1591 rakımlı şu Çiğiltepe'de
Yeniden kurulurken zembereği dünyanın
Çınlıyor ateş hattındaki Reşat Bey'in şimdi kendi sesi;
"Paşam, alamazsam yarım saat içinde Çiğiltepe'yi
Ben artık yaşayamam!"

Ve saat tam on iki otuz!
Halâ dikilmedi sancak Çiğiltepe'ye
Ama, Reşat Bey durmalıydı verdiği sözde
Sağ eliyle kavradığı tabancanın namlusu
Boyanmıştı şakağından akan kanla
Bayrağının rengine...

Ve alındı Çiğiltepe, yarım saat gecikmeyle
Saat tam on üçte...
Göremedi yiğit asker al sancağın rengini
Çiğiltepe'de...

Durmuştu akrep, yelkovan
Ve zaman, tarihin durup düşündüğün andı
Şehit Reşat Bey'in tabancası, avucunda
Barut kokan destandı...




Türk Dili Dergisi  (Şinasi ÖZDENOĞLU)

LİNKLERİ GÖREBİLMEK İÇİN GİRİŞ YAPIN VEYA ÜYE OLUN.
LİNKLERİ GÖREBİLMEK İÇİN GİRİŞ YAPIN VEYA ÜYE OLUN.
LİNKLERİ GÖREBİLMEK İÇİN GİRİŞ YAPIN VEYA ÜYE OLUN.


[Resim: dikkattol11ls4.gif]  [Resim: 11vx8.gif]
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla  Konu Gönder 


Forum Atla:


Program DownloadArkadaşlıkProgram DownloadForum Anlayışınız Değişecekgrafiker
adtech ile reklam 2.0 dönemi başlıyor ve Trkycmhrytllbtpydrklcktr r10.net seo yarışması